ADALET

ABDUL KADİR GEYLANİBir memleketin idarecisi müşrik bile olsa, şayet adil ise o memleket ayakta kalır. Fakat idareci müslüman da olsa, adil değilse, halkına zulmediyorsa " o memleket ayakta kalamaz "

Adaleti ile meşhur İran hükümdarlarından Nuşirevan tahta geçtiği ilk yıllarda, halka karşı o kadar zalim ve gaddarca davranmış, o kadar zevkü sefaya düşmüş ki, millet artık canından bezmiş, En ufak ses cıkaran olsa cezalandırılırmış.

İşte ilk zamanlar zalim olan Nuşirevan bir gün maiyetiyle beraber ava cıkmıştı. Yanında da gayet zeki bir veziri vardı. Avlanırken bir ara diğerlerinden ayrılan hükümdar, yanında veziri olduğu halde bir suyun başına varıp atından indi ve bir müddet istirahate cekildi. Bu arada iki baykuş gelip yakınlarına kondu ve ötmeye başladılar. Baykuşların nameleri Nuşirevanın hoşuna gidince Vezirine dedi ki;

-" İnsan şu kuşların dillerinden anlasada ne dediklerini bilse... Kim bilir şimdi neler söylüyorlar?"

Vezirin derdini anlatması icin büyük bir fırsat doğmuştu.

-"Sultanım ben bu kuşların neler söylediklerini biliyorum. Eğer müsaade eder ve beni bağışlarsanız bu kuşların ne söylediklerini size bildireyim" dedi.

Nuşirevan hayretle:

-"Gazabımdan emin olabilirsin , anlat bakalım" dedi.

-"Sultanım affınıza sığınarak arz ediyorum. Bu kuşların biri diğerinin kızını oğluna istiyor. Öbürü kızımı veririm ama başlık parası olarak bir harabe isterim diyor. Oğlanın babası gayet memnun olarak " Nuşirevan başımızda olduğu müddetce ben sana bir deyil on tane harabe veririm yeterki kızını oğuluma ver" diyor.İşte padişahım kuşların konuştuğu bundan ibarettir."

Nuşirevan vezirinin ne demek istediğini anladı ve cokta memnun oldu. Doğru saraya dönerek o andan itibaren hal ve vaziyetinin tamamen deyiştirdi. Öyle adil , öyle halkını gözetir oldu ki; öleceği zaman hasta yatıyor cocukları caresiz bakıyorlar; onlara dediki;

-"Evlatlarım benim hastalığıma ancak harabede yaşayan baykuş eti iyi gelir."

Çocukları hemen sevinçle " bundan kolay ne var dediler, fakat geri döndüklerinde cok üzüntülüydüler.

-"Babacığım ne kadar aradıysak ne harabe bulabildik. ne de orada yaşayan bir baykuş bulamadık" dediler.

Nuşirevan bunu duyunca cok sevindi. -" Bu söz bana iyi geldi" dedi.

Demek ki her yer mamur ve müreffeh olmuş, hiç bir harabe kalmamış. Öldüğünde cesedi tabuta konup tüm memleket dolaştırılarak "-kimin hakkı varsa alsın" diye nida edildiği halde, kimse cıkıp benim şöyle bir hakkım var dememiştir.

Hükümdarlığında kimsenin zulmen ve cebren bir şeyini almamış ve adaletten ayrılmamıştır.
Nuşirevan 49 sene Sasani Devletinin başında bulunmuş doğruluğu ile meşhurdur.
Kendisi müslüman değildi. Peygamberimiz (sallallahu Aleyhi ve sellem)`in müslüman olmadan öldüğüne üzüldüğü bir şahıstır.
Bir memleketin idarecisi müşrik bile olsa şayet adil ise o memleket ayakta kalır. Fakat idarecisi müslümanda olsa, adil değilse , halkına zulmediyorsa o memleket ayakta kalamaz.
Demek ki; imparatorluklar ve devletler şirk ile değil zulümle yıkılır. Adaletle ayakta kalır.
Ne demişler; " Mazlumların ahı , indirir şahı."

*Ülkeler kılıçla alınır, ancak adaletle korunur*

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46

47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88

89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100