|

Yüce dinimiz
İslamiyet'e
göre
komşunun
komşu
üzerinde
hakları
vardır. Buna
komşuluk
hakkı
diyoruz.
Dinimiz
komşuluk
hakkı
üzerinde çok
durmuştur.
Hz. Aişe R.
Anha'dan
rivayet
edilen
hadis-i
şerifte
Rasülullah
(S.A.V.):
"Cibril
bana komşu
hakkını o
kadar çok
tavsiye etti
ki,
neredeyse
komşuyu
komşuya
vâris
kılacak
zannettim."
Demek ki,
komşu hakkı
o kadar
büyük ki,
Cebrâil
(a.s.)
defalarca
Peygamber
Efendimiz'e
gelip komşu
hakkının
öneminden
bahsetmiştir.
Hadisteki, "Komşuyu
komşuya
mirasçı
kılacak
zannettim"
ifadesi
komşunun
komşusu
üzerindeki
hakkını
açıklamak
için
getirilmiştir.
Çünkü
İslam'ın ilk
yıllarında
kardeşlik
ahdi de
mirasçı
olmayı
gerektiriyordu.
Sonraları bu
kaldırılarak
mirasın
sebepleri
olarak, soy
yakınlığı,
nikâhtan
dolayı
yakınlık ve
velâ akdi
yürürlükte
bırakılmıştır.
Hadis, komşu
hakkının
yüceliğine,
onunla
yardımlaşma
ve güzelce
ikramda
bulunmanın
gerekliliğine,
komşuya
zarar
vermemeye,
hastalanınca
ziyaret
etmeye,
sevinçli ve
kederli
günlerinde
yanlarında
bulunmaya
işaret
etmektedir.
"Komşunun
komşularıyla
geçiminin
edep ve
erkânı
kırktır"
demişlerdir.
1. Kişinin
kendi evine
bitişik
olanlarla,
karşısında
bulunup da
kapıları
görünenlerden
kırk eve
kadar
oturanlar,
-zımmî
(hıristiyan
vatandaş) da
olsalar-
komşularıdır.
Bunlara,
iyilik etmek
ve gerçekten
akrabalarmış
gibi güzel
davranmaktır.
2. Komşunun
ev halkına,
kötülük
etmeyip,
onların
namusunu
korumaktır.
3. Komşuya
gelip gidene
uzun uzun
bakıp,
rahatsız
etmemektir.
4. Komşusu
açken, kendi
tok
yatmamaktır.
5. Komşuyu
el veya
diliyle
incitmekten
sakınmaktır.
6. Komşunun
evine,
penceresinden,
duvarından
izinsiz
bakmamaktır.
7.
Komşularına
azdan çoktan
-zımmî de
olsa- hediye
vermekti...
8. "Komşu
çanağı"
göndermektir.
Yani kokusu
duyulacak
bir yemek
pişirildiğinde,
bitişik
komşuya
hediye
etmektir.
9. Satın
aldığı
meyveden,
rastladığı
komşusuna
hediye
etmektir.
10.
Komşuları
borç
isterse,
vermektir.
11.
Komşuları
muhtaç
kaldıysa,
ihtiyaçlarını
gidermektir.
12.
Komşusunu
bayramlarda
ziyaret
etmektir.
13. Komşunun
hayvanlarına
taş
atmamaktır.
14. Komşunun
çocuklarını,
kendininkilere
dövdürüp
sövdürmemektir.
15.
Komşuların
izni
olmadan,
kendi
binasını,
onlarınkinden
yüksek ve
önlerini
kapayacak
şekilde
yaptırmamaktır.
16.
Komşularını,
kendi
taraflarından,
duvara ağaç
kakmaktan
menetmektir.
17.
Komşularına,
kendi
oluklarının
akıntısıyla
veya yolunun
toprak
kazıntısı ve
kar kürün
tüsüyle
rahatsız
vermemektir.
18.
Komşuların
sırlarını ve
ayıplarını
soruşturmamaktır.
19.
Komşuların
hallerini ve
işlerini
başkalarına
söylemektir.
20.
Komşularına
yolda
rastladıkça
ilk önce
selâm
vermektir.
21.
Komşularla
konuşurken
lâfı
uzatmayıp,
lüzumu kadar
konuşmaktır.
22.
Komşularından
su, tuz ve
ateş gibi
zarurî
maddeleri
esirgemeyip
vermektir.
23.
Komşuların
hediyesini,
az da olsa
kabul edip,
çok
bilmektir.
24.
Komşuların
ayıplarını
örtmektir.
25.
Komşularına
dert ortağı
olmaktır.
26.
Komşularından
izin almadan
evini
yabancıya
satmamaktır.
27. Komşusu
bir yerden
dönünce
ziyaret
etmektir.
28.
Komşularını
kederli
günlerinde
teselli
etmektir.
29.
Komşuları
tarafından
davet
olununca,
kabul edip
gitmektir.
30.
Komşuları
tarafından
davet
olununca,
kabul edip
gitmektir.
31. Komşusu
bir şey
isteyince
memnuniyetle
vermektir.
32. Komşusu
bir kusur
işleyince,
af ederek,
sevgi
uyandırmaktır.
33.
Komşuları
hasta olunca
ziyaret
etmektir.
34.
Komşulardan
biri vefat
edince,
cenazesinde
hazır
bulunmaktır.
35.
Komşuların
yetimlerini
himâye
etmektir.
36.
Komşularıyla
buluşunca,
güleç yüzlü
olup, tatlı
söz
söylemektir.
37.
Komşuların
kendisine
nasıl
davranmasını
istiyorsa,
onlara öyle
muamele
etmektir.
38.
Başkalarından
gelse
tahammül
edemeyeceği
eziyete,
komşusundan
gelince
tahammül
etmektir.
39.
Komşulardan
kabalık
edenlere
aldırmamaktır.
40.
Komşulardan
sert
söyleyenlere,
mülâyim
davranmaktır.
Yolda
kalmışların
hakı ise,
onların
muhtaç
olduğu
kadar,
yardımcı
olmaya
çalışmaktır.
|