(Ey Muhammed) iman edip salih
amellerde bulunanları müjdele. Gerçekten onlar için
altlarından ırmaklar akan cennetler vardır. Kendilerine
rızık olarak bu ürünlerden her yedirildiğinde: "Bu daha
önce de rızıklandığımızdır" derler. Bu, onlara,
(dünyadakine) benzer olarak sunulmuştur. Orada, onlar
için tertemiz eşler vardır ve onlar orada süresiz
kalacaklardır. (Bakara Suresi, 25)
Ve dedik ki: "Ey Adem, sen ve eşin
cennette yerleş. İkiniz de ondan, neresinden dilerseniz,
bol bol yiyin; ama şu ağaca yaklaşmayın, yoksa
zalimlerden olursunuz." (Bakara Suresi, 35)
İman edip salih amellerde bulunanlar
ise cennet halkıdırlar, orada süresiz kalacaklardır.
(Bakara Suresi, 82)
... Onlar, ateşe çağırırlar, Allah
ise Kendi izniyle cennete ve mağfirete çağırır. O,
insanlara ayetlerini açıklar. Umulur ki öğüt
alıp-düşünürler. (Bakara Suresi, 221)
De ki: "Size bundan daha hayırlısını
bildireyim mi? Korkup sakınanlar için Rablerinin
Katında, içinde temelli kalacakları, altından ırmaklar
akan cennetler, tertemiz eşler ve Allah'ın rızası
vardır. Allah, kulları hakkıyla görendir." (Al-i İmran
Suresi, 15)
Rabbiniz'den olan mağfiret ve eni
göklerle yer kadar olan cennete (kavuşmak için) yarışın;
o, muttakiler için hazırlanmıştır. (Al-i İmran Suresi,
133)
İşte bunların karşılığı, Rablerinden
bağışlanma ve içinde ebedi kalacakları, altından
ırmaklar akan cennetlerdir. (Böyle) Yapıp-edenlere ne
güzel bir karşılık (ecir var). (Al-i İmran Suresi, 136)
Yoksa siz, Allah, içinizden cehd
edenleri (çaba sarf edenleri) belirtip-ayırt etmeden ve
sabredenleri de belirtip-ayırt etmeden cennete
gireceğinizi mi sandınız? (Al-i İmran Suresi, 142)
Her nefis ölümü tadıcıdır. Kıyamet
günü elbette ecirleriniz eksiksizce ödenecektir. Kim
ateşten uzaklaştırılır ve cennete sokulursa, artık o
gerçekten kurtuluşa ermiştir. Dünya hayatı, aldatıcı
metadan başka bir şey değildir. (Al-i İmran Suresi, 185)